19 Mayıs şiirleri

Ülkemizin kurtuluşununun birinci adımı olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. 19 Mayıs ulusumuzun bağımsızlığı konusunda yakılan bir fenerdir.

Ulusal şuurun yükseldiği ve emperyalist ülkelere karşı mücedele verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nın başlatıldığı 19 Mayıs, tekrara kutlu olsun.

Bu güne özel sizler bir şiir derlemesi hazırladık…

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından
Bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden korkularıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemal Paşanın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken ulu kumandan
Karadeniz’in halini görmeliydi.

Kalkıp ayağa arkası sıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
Müsaade verseydi Kemal Paşa
Akabinde gürleyip masraflardı
Erzurum’a kadar

Cahit KÜLEBİ


19 Mayıs 1919’da

Yurdu düşmanlar sardı,
Güneşimiz karardı.
Ninelerin gözleri
Birer kanlı pınardı.

Serin bahar meltemi
Üzere beyaz bir gemi
Samsun’a demir attı,
Göklerimiz ağardı.

Bu gemide inanan,
Yurda şan, millete şan;
Büyük, eşsiz kahraman
Mustafa Kemal vardı.

M.Necati ÖNGAY

BOYNUMUZUN BORCUDUR

Ceddimizden bize emanet oldu bu vatan,
Onu ebedî yaşatmak boynumuzun borcudur.
Bil ki her vakit plân yapıyor düşman,
Vatanı korumak boynumuzun borcudur.

İnmesin, göklerde dalgalansın bayrağım,
Verilir mi şehit kanıyla sulanmış toprağım?
Ölürüm de bırakmam, burası benim yatağım,
Sancağı korumak boynumuzun borcudur.

Erdemsiz hayat için, bu toprağı satanlar,
Bu milletin içine fesat ruhu katanlar,
Bunu bize yakıştırır mı toprakta yatanlar?
Türklüğü yaşatmak boynumuzun borcudur.

Tarih okusun ki, mazimiz ne imiş görsün
Her bir berbatlığı kalbinden silsin,
Düşmanımız, Türk gençliği ne imiş bilsin.
Cumhuriyeti korumak boynumuzun borcudur.

Mehmed’im ne söylese hepsi haktır,
Cumhuriyetçi gençlikte hile yoktur,
Atatürkçü olanda vatan sevgisi çoktur,
Vatanı korumak boynumuzun borcudur.

Mehmet SARIOĞLAN


19 MAYIS GÜNÜ ATA’MIZ

19 Mayıs günü,
Doğmuş büyük Ata’mız.
Masmavi gözleriyle,
Eritmiş düşmanları.

Gençlere etmiş armağan,
Bu en büyük bayramı.
Daima birlikte el ele,
Koruyalım vatanı.

O GÜN

Yıl 1919,
Ceddim düştü yollara,
Bu vatan bizim dedi,
Güvendi o bizlere.

İşte bu yüzden,
Bu gün bizim gün,
Ata’mın sayesinde,
Kurtuldu bütün vatan!

BU GELEN BANDIRMA VAPURU

Tekmil Anadolu ayakta,

Bu gelen Bandırma vapuru.

Mustafa Kemâl’in bakışı

Göklerden duru.

Boz kalpağın hele bir çıkarsın Mustafa Kemâl

Altın saçları pırıl pırıl uçuşur rüzgarda.

Mustafa Kemâl’in elbisesi

Rütbesiz, nişansız…

Ve avuçlarında

Bahtı yazılmış Türkiye’nin.

Karadeniz sere serpe uzanmış önünde

Bandırma vapuru yavaş yavaş yol alır,

Gazi Anadolu divan kurmuş bekleşir

Mustafa Kemâl geliyor.

Vapur yaklaşır, yaklaşır;

Secde eder dağlar taşlar.

Selam verir Gazi Anadolu’m;

Bandırma vapurunun içinde.

Güneşten süt emmiş

Bir sarışın kahraman var.

Mustafa Kemâl, ölümsüz kahraman,

Sen Samsun’a ayak bastığın an,

Al bir bayrak üzere açılıp rüzgarınla,

Dalgalandı vatan.


GENÇLİĞİN GAYELERİ

Seni anmak ve anlamak,
Gençliğin en büyük isteği Ata’m.
Senin fikirlerini yaşatmak,
Gençliğin en büyük amacı Ata’m.

Senin yolundan gitmek,
Gençliğin en büyük isteği Ata’m.
Senin ilkelerinle yaşamak,
Gençliğin en büyük maksadı Ata’m.

Kurduğun cumhuriyeti korumak,
Gençliğin en büyük andıdır Ata’m.
Senin müsaadeden gitmek,
Gençliğin en büyük gayesi Ata’m.

Senin çağdaşlık anlayışın,
Gençliğin en büyük gayretidir Ata’m.
Seninle doğup, seninle büyümek,
Gençliğin en büyük erdemidir Ata’m.

O GELİYOR

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını

Yeryüzüne can veren

Cana heyecan veren

Al yüzlü doğan güneş!

Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar;

Siz de bir anda o denli yırtınız uykunuzu,

Uyanın Samsunlular!

Kurutacak gözlerde ümitsizlik yaşını

Al yüzlü oğan güneş!

Bugün Çaltı burnundan gülerek doğan güneş!

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Uyanın Samsunlular!

Uyumak vefata eş,

Diriltin ruhunuzu.

Ufukta bir gemi var!

Ama bu gemi niye bu türlü yavaş geliyor?

Sanki yolu mu az, yoksa yükü mü ağır?

Bu gemi umut yüklü, inanç yüklü, sürat yüklü;

İçinde bu vatanın kederiyle yanan bağır,

Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.

Bir baş ki gökler üzere bir küme yıldız yüklü!

Bu gemi onun için bu türlü yavaş geliyor

Yıl, 1919,

Mayısın on dokuzu.

Ufukta duran gemi gittikçe yaklaşıyor

Güya harlı bir ateş

Yakıyor ruhumuzu.

Beklemek kederi her gönülden taşıyor.

Üzülmemek elde mi?

Sürat yüklü, inanç yüklü, umut yüklü bu gemi!

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,

O sürat doldukça bütün damarlara kan üzere,

Kapalı bâtın inleyen her yürek canlanacak,

Ateşler püskürecek uyanan volkan gibi!

Gitgide büyükleşen

Gölgene dikilmekten

Karardı gözlerimiz.

Koş, atıl, gemi, sana mani olmasın deniz!

Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel!

Kuşlar üzere uç da gel, rüzgâr üzere es de gel!